YOLAÇ KÖYÜ HAKKINDA
SİZDEN GELENLER








     
  Tarihi Turistik Yerleri  
     
 
 
 
Hayrullah KARSLI  
02 Aralık 2006 Cumartesi
 

Neden Okumuyoruz?
Hayrullah Karslı 1970 Yılında Yomranın Maden Köyü- Karslı Mahallesinde doğmuş, 1986 Yılından bu yana İstanbul'da yaşamaktadır.

OKU ALLAH (c.c.) ADIYLA Rabbimize hamd ve sena, rükûu ve secde ederek, el açıp niyaz ve suçlarımızı itiraf ederek, sığınılacak tek güç olan rabbimize teslim olarak, onun adıyla ona güvenerek, ona sığınarak başlayalım yazımıza. Dostlarım, Yeryüzünde arş'ta veya yer altında hiç bir şey yok ki, rabbimizi tespih eder olmasın. Hiç bir şey yok ki secde etmesin. Taşların Allah (c.c.) korkusundan parçalandıklarını... Sellerin, depremlerin rabbimizin dileğiyle gerçekleştiğini... Hububatın, onun izni olmaksızın yeşeremeyeceğini... Ağaçların kurumuş dallarının bahar geldiğinde, onun izni ile yaprak açıp, çiçek verip meyveye dönüştüğünü... Bir arının çiçeklerdeki polenleri, balları alıp, nasıl insanın hizmetine sunduğunu... Denizlerin, göllerin buhar olarak gökyüzüne bulutlar aracılığı ile nasıl çıktığını ve sonra nasıl yere yağmur olarak tane tane indiğini düşünerek, nasıl bir yaratana iman ettiğimizi az çok kavrama kabiliyetine sahibiz. Dostlarım, bir Allah var bizi çamurdan yaratıp şekil veren… Bir Allah var bize el, kol, ayak nimeti veren… Bir Allah var bize burunla koku alacak en güzel icadı veren, dil ile tatlıyı, acıyı, ekşiyi her şeyin tadını net alabilecek bir nimet veren… Bir Allah var bize yeryüzünü hediye eden, dilediğimiz her şeye sahip olabileceğimiz kadar güç veren. Şimdi gelin ellerimizin arasına başımızı koyalım ve bir tefekküre dalalım, biraz derinlere inelim. Bizi Muguzinin taa uçurum yerlerinden, Karslının, Madenin en uçurum kayalıklarından çekip çıkarıp bize şehirlerde yaşama şansı veren, yol yordam öğreten, bize kendimizi öğreten bir ALLAH var. Yoksulken bizi doyuran bize mal mülk, evlat ve eş veren, mektup yazmayı bilmezken bize internet kullanmayı öğreten, uzağı yakın eden bir Allah var. Hepimiz kayalıkların arasından çıktık, çocukken top oynayacak kadar düz yer bulamazdık, bir kamyon görsek arkasına takılıp yolu yürümeden gitmek için şoförün gözünün içine bakardık, durup arabasına alsa bizi ya bu adam, para isterse ne yapacağız diye hayıflanır dururduk. İnme yerine geldiğimizde arabayı nasıl durutacağımızı düşünür dururduk. Peki, bizi o âlemden alıp, bugün güngörmüş insan haline getiren kimdir? Ot taşıya taşıya sırtımız yara olurdu ya da belleme yaparken ağarmadık yerimiz kalmazdı, ya oduna giderken çektiğimiz çileler, kar yağarken koyun gütmek ya da karı küreyip yol açmak, evimizde yatmaya oda bulamazken bugün saray gibi evlerde bizi barındıran kimdir? Yaylalarda, ayağımızda yırtık, kara lastikle çorapsız, içi çamur dolu yürürken... Üstümüzde, elli yamalı pantolon, kolları, burnumuzu silmekten siyaha dönen bir kazak giyerken... Tezek kurutup ateş yakmaya uğraşırken, ya da kar altında üç beş km yolu yaya giderken bugün giyindiğimiz elbiseyi beğenmeyen, bir ayakkabıyı iki ay bile giymeyen, kırık ekmekleri çöpe atan, açları sefilleri perişan halde olanları düşünmeyen bizler, ne ZAMAN ALLAH (c.c.) IN ADIYLA OKUMAYA BAŞLAYACAĞIZ? NE ZAMAN, BİZE YÜZ BİNLERCE NİMETİ SUNAN RABBIMIZE TEŞEKÜR EDREK ONUN YANINDA YER ALACAĞIZ? NE ZAMAN KENDİMİZİ HESABA ÇEKİLMEDEN HESABA ÇEKECEĞİZ? NE ZAMAN ZALİMLERİ, MAZLUMLARI, TAĞUTLARI, PUTLARI PUT YAPANLARI, DİN ADINA DİN UYDURANLARI, KURANI YANLIŞ ANLATANLARI, ÜMMET-İ MUHAMMED-İ KANDIRANLARI… NE ZAMAN TANIYACAĞIZ BİZİ YERYÜZÜNDE HALİFE OLARAK YARATANA, BİZ DE VARIZ YARABBİ, ZULMÜN DEF OLMASI İÇİN, DİNİNİN HAKIM OLMASI İÇİN, YERYÜZÜ ADALETLE DOLMASI İÇİN… BİZDE VARIZ NE ZAMAN DİYECEĞİZ? EVLERİMİZDE, DUVARLARA ASILI DURAN KURAN-I NE ZAMAN İNDİRİP, ACABA RABBİMİZ BUNDA NE YAZIYOR DİYE MERAK EDECEĞİZ? CUMA AKŞAMLARIMI YA DA RAMAZANDAMI, SADECE ARAPCASINI OKUYUP ÖLÜLERİMİZE HEDİYE EDECEĞİZ, ALLAH (C.C.) KURANDA, BİZ BUNU DİRİLERE GÖNDERDIK, OKUYUP İBRET ALASINIZ DİYE buyururken… Biz hala Yasinleri, Fatihaları ölülerimize mi hediye etmekle meşgulüz? YARATAN RABBİNİN ADIYLA OKU diyen rabbimizin o güzel nimetlerini ne zaman hatırlayıpta nefsimize, eşimize, işimize çoluk çocuğumuza, evimize ne zaman karıştıracağız? O güzel Kuran-ı dizilerden mi alacağız ilhamı, yoksa KURAN’DAN mı? Rabbinin adıyla okumak varken, bilmem hangi partinin hangi adamını övüp dururken... Hangi futbol takımının bilmem hangi gâvur oyuncusunu tanıyıp, anlatana kadar tuttuğumuz futbol takımı yenildiğinde, üzüldüğümüz kadar, yeryüzünde katledilen mazlumlara üzülmemiz ne zaman olacak! Bir takım gol attığında sevinç çığlıkları atan bizler, Müslümanların zaferi için çığlık atıyor mu acaba, gelin başa dönelim, köye dönelim o saf ve temiz güzel günlere dönelim, gelin tövbe edelim rabbimize dönelim sığınalım yalvaralım. Gelin mazlumlarla beraber olalım, gelin zalimlere düşman olalım… Olalım yaa belki kurtulur gemi, belki rabbimiz yüzümüze güler, hidayet kapısını ardına kadar acar da dualarımız kabul olur. Kim bilir denemeye değer değil mi dostlarım, hepinizi rabbime emanet ediyor, saygı hürmet ve dualarımla affınızı diliyorum.

Bu yazı bugüne kadar 2703 kere okunmuştur.

   
 
Yazarın Diğer Yazıları
 
 
 
   
 
   
 
 
 
Herkese Merhaba
 Herkese Merhaba, ...
   
 
Abdurrahman YAĞCI ile
Cumadan Cumaya
  EĞİTİM (TERBİYE-GÜZEL AHLAK)
...
 
ABDURRAHMAN YAĞCI
CEMİL CAN
ESRA ÇİL
ZEKERİYA ERSOY
BİLAL KARSLI
SİNAN AÇAR
OSMAN ACAR
Hayrullah KARSLI
 
 

16.05.2013

Regaib ... 

Devamı   



03.12.2007

İnternet Sitemiz Yayında 

Devamı   
 
 
     
Online Ziyaretci Sayısı : 1
Bugünün Ziyaretçi Sayısı : 178
Toplam Ziyaretçi Sayısı : 11579
0 , 0
 
.
 
Bu site Arsin Yolaç Köyüne adanmıştır. Tüm hakları Ali Çil'e aittir © 2007 - 2017