YOLAÇ KÖYÜ HAKKINDA
SİZDEN GELENLER








     
  Tarihi Turistik Yerleri  
     
 
 
 
ESRA ÇİL  
06 Mart 2008 Perşembe
 

Alay Etmenin Cezası


Alay Etmenin Cezası

Gavs-ül-Memdûh hazretleri, bir gün dergâhın önünde otururken Abdürrahîm Efendiyi huzûr-ı şerîflerine çağırdı. Şam'a gidip gitmediğini sordu. O da;  "Gitmedim efendim" deyince; "Şu tarafa bak bakalım ne göreceksin?" buyurdu. İşâret ettiği yöne baktığında, yemyeşil bahçeleriyle, Şam'ın karşısında durduğunu hayretle gördü. Şam'ı merakla seyrettiğini gören Gavs-ül-Memdûh; "Abdürrahîm! Boşi köyü buradan uzakta mıdır görülebilir mi?" buyurunca, rüyâdan uyanır gibi Şam gözlerinden silindi ve hocasına; "O köy buraya uzaktır, görünmez efendim." diye cevap verdi. Bunun üzerine; "Doğu tarafına bak!" buyurdu. O anda küçük bir tepenin yamacında kurulmuş olan Boşi köyü gözünün önüne geldi. O anda köyün bir kenarında, Gavs-ül-Memdûh'un talebelerinden birkaç tânesi oturmuş sohbet ediyorlardı. Köy bekçisi de yanlarında sırt üstü uzanmış yatıyor, talebelerle alay ediyordu. Gavs-ül-Memdûh; "Abdürrahîm! Bekçinin arkadaşlarınla alay ettiğini görüyor musun?" diye sordu. O da; "Görüyorum efendim. Eğer müsâade buyurursanız hemen hakkından geleyim." diye sordu. Hocasının hiç cevap vermemesinden cesâretlenerek ayağını hızla bekçiye doğru salladı. Allahü Teâlâ' nın izniyle, ayağı bekçinin tam karnına isâbet etmiş ki, birden karnını tutmaya ve feryâd etmeye başladı. Bir daha vuracaktı, fakat Gavs-ül-Memdûh; "Yeter yâ Abdürrahîm!" buyurunca, durdu. Boşi köyü de gözünden kayboldu. Hocasının bu kerâmetlerine hayran kalmıştı.

Aradan on gün geçmişti. Boşi köyünün bekçisi, yüzü sarılı bir hâlde Gavs-ül-Memdûh'un huzûruna çıkarıldı. Ağzı sol kulağına kadar eğilmişti. Eğilen taraf kırış kırış olmuş, diğer tarafı da davul zarı kadar gerginleşmişti. Bu sebeple ne ağladığı ne güldüğü, ne de konuştuğu anlaşılıyordu. Zor konuşabilen bekçi; "Aman yâ Hocam! Allahü Teâlâ' yı zikreden talebelerinle alay ederken, birisi şiddetle karnıma vurdu. O anda bütün vücûdum hareketsiz kaldı. Ağzım da bu hâle geldi. Bundan böyle hatâmı anladım ve tövbe ettim. Ne olur beni affediniz ve ağzımın eski hâle gelmesi için duâ ediniz." diyerek ağladı. Gavs-ül-Memdûh onun bu durumuna çok üzüldü. Merhamet edip ellerini kaldırarak duâ etmeye başladı. Sonra mübârek elini bekçinin yüzüne sürdü. O anda bekçinin ağzı, Allahü Teâlâ' nın izniyle eski hâline geldi.

Bu yazı bugüne kadar 1271 kere okunmuştur.

   
 
Yazarın Diğer Yazıları
 
 
 
 
 
 
 
 
 
   
 
   
 
 
 
Herkese Merhaba
 Herkese Merhaba, ...
   
 
Abdurrahman YAĞCI ile
Cumadan Cumaya
  EĞİTİM (TERBİYE-GÜZEL AHLAK)
...
 
ABDURRAHMAN YAĞCI
CEMİL CAN
ESRA ÇİL
ZEKERİYA ERSOY
BİLAL KARSLI
SİNAN AÇAR
OSMAN ACAR
Hayrullah KARSLI
 
 

16.05.2013

Regaib ... 

Devamı   



03.12.2007

İnternet Sitemiz Yayında 

Devamı   
 
 
     
Online Ziyaretci Sayısı : 1
Bugünün Ziyaretçi Sayısı : 0
Toplam Ziyaretçi Sayısı : 11579
0 , 0
 
.
 
Bu site Arsin Yolaç Köyüne adanmıştır. Tüm hakları Ali Çil'e aittir © 2007 - 2018