YOLAÇ KÖYÜ HAKKINDA
SİZDEN GELENLER








     
  Tarihi Turistik Yerleri  
     
 
 
CEMİL CAN  
06 Mayıs 2008 Salı
 

AMAN ÇEVRE NE DER?


AMAN ÇEVRE NE DER?

Hatırlar mısınız bilmem.Arsin’de bahçe tarımını  geliştirici  bir  projenin olduğundan bahsetmiştim.İşte  o projenin  başlangıcından bu  güne dört  ay geçti.Belki  de şu anki  durumu  merak etmişsinizdir.Evet şu anda proje  kapsamında yapılacak olan sebze ve meyve bahçeleri  kurulmaya başlandı.Başlangıçta,  anlatılanlara inanmayanlar şimdi “Bize neden kivi  fidanı  verilmiyor?”sorusunu  soruyorlar.Onlar  bu soruyu  sorsun dursunlar.Hiç  bilenle bilmeyen, kurslara gelenle gelmeyen bir olur mu?

Değerli dostlarım bilenle bilmeyen bir olmaz.İnsanlar zamanlarını ayırarak derslere devam etmişler.Arazilerini  uygulamalara  hazır hale getirmişler. Fidanlar  geldiğinde de   bu  fidanları alıp büyük bir gururla bahçelerine dikip karşıdan seyretmeye başlamışlar.Yaşanan gurur  haklı bir gurur.Çünkü bu  insanlar, bu  proje  yürümez demediler.Biz bu  işi yürütemeyiz demediler.Mahalledeki komşularıyla dahi  mücadele ettiler. Ne alakası  var demeyin. Bir kursiyer  (Fidelerini  teslim almaya gelen bir amca) çevresiyle  yaşadıklarını büyük bir gururla,  bir o kadar da üzüntüyle anlatıyor:

“Hocam,  kursa başladığımda çevremdekiler bana gidip ayakkabı  dükkanımda  oturmamı ,  boşa zaman harcamamamı söylediler.Ama ben bu  projenin  sonunda  bir şeyler kazanacağıma inandım.Derslere sürekli devam ettim.Ayakkabı dükkanımı kapatmak pahasına da olsa . Sebze  ve meyvelerin dikimini dikkatle izledim ve sebze bahçesi yapmaya karar verdim.Evimin yanında bulunan bahçeyi hocanın anlattığı  şekilde hazırlamaya başladım.(ilk etapta uygulama bahçesi seçildi ve beş araba dolusu kursiyer ziyaret  etti.)Tabiki  çevre baskısı  devam ediyor.Bahçeye mısır ekmediğim için benimle kafa bulanlar falan.Neyse hiçbirini aldırmadım.Hani  kursiyerler ziyarete gelip örnek  fide dikimi  yapmışlardı ya.İşte ogün bütün dünya benim olmuştu.Çünkü gelen kursiyer ve hocalar gittikten sonra  mahalle birden benim oraya toplandı ve bana, ne olduğunu sordular.Dünyanın en mutlu adamı ben olmuştum.Öğrendiklerimi ve bahçemde yapılan uygulama  bölümünü   çevredekilere anlattım.Soru soranların sorularını hocaya  telefon açarak  aldığım kesin bilgilerle cevapladım.Hele  de hocaya telefon açıp bilgi almam  çevremdekileri acayip  etkilemişti.Ben kazanmıştım.Başlangıçta beni ciddiye almayanlar artık benden bahçelerini hazırlamamı istiyorlar.Ben de  her şeye rağmen elimden gelen yardımı yapıyorum.Bir de fazla fide alıp komşuların  bahçelerine dikebilirsem ne mutlu bana  hocam.”diyerek cümlesini bitiriyor.Çünkü  fide arabası  gelmiş onu da  heyecan sarmıştı.Bu   onun  için gurur verici bir durum demiştim ya işte.(Bir bardak çayı içene kadar bu değerli   düşüncelerini benimle paylaşan bu amcaya da  teşekkür ediyorum.)

İnsanlar hep görünce mi inanırlar  bilmiyorum.Ama bildiğim tek şey çevre baskısını yenerek kendine güvenen insanın   başaramayacağı hiçbir iş yoktur.

“Aman   çevre ne der.”düşüncesinden uzak bir yaşantı  hepimiz için gerekli galiba.

Bu yazı bugüne kadar 1536 kere okunmuştur.

   
 
Yazarın Diğer Yazıları
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
   
 
   
 
 
 
Herkese Merhaba
 Herkese Merhaba, ...
   
 
Abdurrahman YAĞCI ile
Cumadan Cumaya
  EĞİTİM (TERBİYE-GÜZEL AHLAK)
...
 
ABDURRAHMAN YAĞCI
CEMİL CAN
ESRA ÇİL
ZEKERİYA ERSOY
BİLAL KARSLI
SİNAN AÇAR
OSMAN ACAR
Hayrullah KARSLI
 
 

16.05.2013

Regaib ... 

Devamı   



03.12.2007

İnternet Sitemiz Yayında 

Devamı   
 
 
     
Online Ziyaretci Sayısı : 2
Bugünün Ziyaretçi Sayısı : 0
Toplam Ziyaretçi Sayısı : 11580
0 , 0
 
.
 
Bu site Arsin Yolaç Köyüne adanmıştır. Tüm hakları Ali Çil'e aittir © 2007 - 2018