YOLAÇ KÖYÜ HAKKINDA
SİZDEN GELENLER








     
  Tarihi Turistik Yerleri  
     
 
 
ABDURRAHMAN YAĞCI  
28 Temmuz 2008 Pazartesi
 

GELEMEDİK BİR ARAYA!


Şüphe yok ki bizim yazılarımız gurbet yazıları oluyor hep. Ne kadar uğraşsak ta içerisinde biraz hasret, biraz hüzün barındırıyor…

Hissiyatımızı dile getiriyor bir şekilde.

Yeni fikirler ortaya koyarken de meselelere çözüm üretmeye çalışırken de memleket hasreti gelip çıkıyor mevzunun üzerine.

Hele de mevsim yaz ise; yayladır, kuymaktır, dumandır, çisedir…

 

Hepimiz zaman - zaman memleketten haberler alıyoruz. Telefondur, internettir veya gidip gelenlerden. Ortak değerlendirme şu “Köyde kimse kalmamış. Köy çok tenhalaşmış. Camiye gitsen cemaat yok. Hasbi hal edecek kimsecikler yok, tad yok tuz yok…”

Yaylaya çıkılmışsa biraz daha güzel şeyler duyabiliyoruz. Zira yaylalara genellikle gruplar halinde gidiliyor, yenilip içiliyor, sohbet muhabbet…

 

Yayla demişken. Hani “neler yapabiliriz?” diyoruz ya habire, memleketle irtibatımızı koparmamak için. Burada öne çıkarılabilecek en önemli fikirler yayla zamanı yapılabilecek çalışmalardır. Tabiî ki bu, daha ziyade gurbetteki hemşerilerimiz açısından önemlidir. Sevgili Cemil hocamın ısrarla üzerinde durduğu ‘bölgemizde yaşayan kardeşlerimizin oralarda çalışıp üretim yapabilecekleri, geçimlerini sağlayabilecekleri alanların geliştirilmesi’ düşüncesi şiddetle üzerinde durulması gereken bir husustur. Bu, bölge insanımız için elbette çok önemlidir. Lakin unutulmamalıdır ki bu hususta asıl gayret etmesi gerekenler memlekette ikamet edenlerdir. Onların gayretlerine de bizlerin sonuna kadar destekçi olmamız gerekmektedir. Malum; çok fazla alternatif yok ama olanlar da yabana atılmamalıdır.

Dışarıda yaşayanların memleketle irtibatı ancak tatillerini memlekette geçirme düşüncesinin gelişmesi ve yaygınlaşması ile sağlanabilir. Kabul ediyorum bizim bölge insanı tatil ve gezme faaliyetlerini gereksiz görüyor biraz; ama sonuç ortada. Yabancılaştık birbirimize…

 

Fazla uzaklara gitmeye gerek yok. Trabzon’un, Rize’nin değişik yerlerinden dünyaya yayılan pek çok hemşerimiz yaz aylarında buluşuyorlar memleketlerinde. Bunu bizler neden yapamayalım ki. Hiç bir şey için geç değil. Bugün konuşup tartışıyoruz belki ama yarın bu buluşmaları da gerçekleştireceğimizden şüphem yok. Sevgili Bilal hocamın üzerinde durduğu bir husus vardı “fikirlerin çatışması” bizler de fikirlerimizi ortaya koyup tartışacağız. İnşallah hakikat aydınlatacaktır yolumuzu.

 

İmkânlarımız çok elverişli değil, çoğumuz memleket programı yapamıyoruz belki. Ama bu düşünceye kendimizi alıştırmaya başlayalım. Düşünülmeden planlanmadan olmuyor hiç bir şey zira.

Geçtiğimiz hafta sonu (20 Temmuz) Taşköprü şenlikleri oldu. Bedenimiz olmasa da kalbimiz orada idi. Pek çoğumuz gibi çok arzu etmemize rağmen gidemedik bu sene de. 2007’de ise şenlikten bir hafta sonra nasip olmuştu yaylalar. Seneye sözleşelim mi şimdiden? Ne dersiniz?

                            ***                        ***                        ***

Değerli okuyucu, görüldüğü üzere iki laftan birisi hasretimizi yansıtıyor. Onun içindir ki yaz mevsiminde sıkça yazı yazamıyoruz. Zira aklım hep çocukluğumun geçtiği Konak yaylasında, Taş Köprüde, Kara Kabanda, Kışatakta, Botsumda, Mâlede, Camide, dumanda, çisede…. Bütün bunlarla sizi de yormak istemiyorum açıkçası.

 

Derken bu yaz da gelemedik bir araya…

 

22 Temmuz 2008 Zonguldak

 

Bu yazı bugüne kadar 1495 kere okunmuştur.

   
 
Yazarın Diğer Yazıları
 
 
 
 
 
 
 
 
 
   
 
   
 
 
 
Herkese Merhaba
 Herkese Merhaba, ...
   
 
Abdurrahman YAĞCI ile
Cumadan Cumaya
  EĞİTİM (TERBİYE-GÜZEL AHLAK)
...
 
ABDURRAHMAN YAĞCI
CEMİL CAN
ESRA ÇİL
ZEKERİYA ERSOY
BİLAL KARSLI
SİNAN AÇAR
OSMAN ACAR
Hayrullah KARSLI
 
 

16.05.2013

Regaib ... 

Devamı   



03.12.2007

İnternet Sitemiz Yayında 

Devamı   
 
 
     
Online Ziyaretci Sayısı : 1
Bugünün Ziyaretçi Sayısı : 0
Toplam Ziyaretçi Sayısı : 11580
0 , 0
 
.
 
Bu site Arsin Yolaç Köyüne adanmıştır. Tüm hakları Ali Çil'e aittir © 2007 - 2018