YOLAÇ KÖYÜ HAKKINDA
SİZDEN GELENLER








     
  Tarihi Turistik Yerleri  
     
 
     
ABDURRAHMAN YAĞCI İLE CUMADAN CUMAYA


MEVLİD KANDİLİ

06.03.2009

 

Önümüzdeki Pazarı pazartesiye bağlayan gece mevlid kandilidir.
Dünya tarihinde nice önemli olaylar vardır. Ancak bunların içinde en önemlisi Sevgili Peygamberimiz'in dünyaya teşrifleridir. Peygamber Efendimiz'in dünyaya geldiği bu kutlu anı her yıl, mevlit kandili ve kutlu doğum adıyla hem ülkemizde hem de bütün dünyada kutlamaktayız. Bu vesile ile çeşitli konferanslar, sempozyum, panel ve merasimler düzenlenmektedir. Bu faaliyet ve etkinlikler, ümmeti olmakla şereflendiğimiz İslam Peygamberinin şahsiyetini ve hayatını bir kez daha tanımak, anlamak, öğrenmek ve model almak açısından biz Müslümanlar için çok önem arzetmektedir.
 
Peygamberimizin dünyayı teşriflerinden önceki dönem, dünya tarihinde en buhranlı, en kötü ve insanlık dışı muamelelerin çokça yaşandığı bir dönemdir. Peygamberimizin dünyayı teşrifi insanlığın karanlıklardan aydınlığa, cehaletten bilgeliğe, zulümden adalete geçişinin vesilesi olmuştur. O sadece bir kavme değil tüm insanlığa gönderilmiştir. Kur’an-ı Kerim'de bu gerçek şu şekilde ifade edilmektedir:
 
“(Ey Muhammed!) Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.”[1] Biz seni ancak bütün insanlara müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik…”[2] “Ey Peygamber! Biz seni bir şahit, bir müjdeleyici ve uyarıcı; Allah’ın izniyle (yine) Allah’a bir davetçi, nur saçan bir kandil olarak gönderdik…” [3]
Değerli Müminler Peygamberimizin dünyayı teşriflerini bekleyen nice gözler vardı ki daha o gelmeden onu aramaktaydılar. Öyle bir zaman yaşanıyordu ki insanlık vahşette vahşi yaratıkları geçmiş, insani değerler ayaklar altına alınmış, kız çocukları diri diri toprağa gömülerek katledilmişti. Yüce Yaratıcıya karşı nice isyanlar ve zulümler işleniyor, adeta bunda yarış yapılıyordu.
 
İşte böyle bir ortamda o kutlu doğumu, o nurlu sabahı ve özlenen şafağı bekleyenler vardı. Milli Şairimiz M. Akif Ersoy, Peygamber Efendimizin dünyaya gelişini tüm insanlığın dört gözle ve büyük bir heyecanla beklediğini şu mısraları ile anlatmaktadır:
 
“On dört asır evvel, yine bir böyle geceydi,
Kumdan, ayın on dördü, bir Öksüz çıkıverdi!
Lâkin, o ne hüsrandı ki hissetmedi gözler;
Kaç bin senedir, halbuki, bekleşmedelerdi!” [4]
 
Bizler Müslümanlar olarak Sevgili Peygamberimiz'in hayatını çok iyi bilmeli, model alınmasına itina göstermeli, Sevgisinin ve hatırasının hayatımızın her anında diri ve canlı tutulmasına gayret göstermeliyiz.
 
Bir müslümanın Peygamberi sevmesi; O’nun getirdiği esasları kabul etmesi, Sünnetini yerine getirmesi, sevdiklerini sevmesi, çirkin gördüklerini çirkin görmesi ve O'nun ahlâkıyla ahlâklanması ile mümkündür.
 
Peygambere gösterilecek sevgi ve muhabbetin imanla irtibatlı olduğunu unutmamalıyız. Nitekim Hz. Ömer (r.a.), Peygamber efendimizin "Allah'a yemin ederim ki, hiçbiriniz, ben kendisine babasından ve çocuklarından daha sevgili olmadıkça iman etmiş olmazsınız."[5] hadisini işitince ''Ya Rasûlallah, sen bana nefsimden başka her şeyden daha sevgilisin'' der. Hz. Peygamber (s.a.v.) ''Ya Ömer, nefsinden de sevgili olmalıyım” buyurunca; Hz. Ömer (r.a.) biraz durur ve sonra, “Sizi, nefsimden yani kendimden de çok seviyorum” der. Bunun üzerine Hz. Peygamber (s.a.v.): “Ya Ömer, işte şimdi oldu'' cevabını verdi. [6]
 
Ümmeti olmakla şereflendiğimiz Peygamber Efendimizin yolundan gitmek, O’nun sünnetini yaşamak ve getirdiği esasları hayatımızda tatbik etmek O’na tâbi olma noktasında gösterilecek en büyük fazilet örneği olacaktır. Özellikle çocuklarımıza Peygamber Efendimizin hayatını öğretmeyi, bu hususta onları bilgilendirmeyi ihmal etmemeliyiz.
 
Âl-i İmran suresi 31. ayette şöyle buyruluyor: 
“Ey Muhammed! De ki: “Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Çünkü Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.” [7]


[1] Enbiyâ, 21/17.
[2] Sebe’, 34/28.
[3] Ahzab, 33/45-46.
[4] Mehmet Akif Ersoy, Safahat, İstanbul, 1977, s. 499.
[5] Buhâri, İman 14.
[6] Aynî, Umdetü'l-kârî, 1/144.
[7]Âl-i İmran,3/31.

 


Bu yazı bugüne kadar 1687 kere okunmuştur.

 
     
   Abdurrahman Yağcı'nın Tüm Yazıları
    EĞİTİM (TERBİYE-GÜZEL AHLAK)
03.04.2010   
    SAĞLIKTIR HER İŞİN BAŞI
09.01.2010   
    MUHARREM ve AŞURE
25.12.2009   
    KURBAN YAKLAŞIYOR
13.11.2009   
    KARZ-I HASEN
16.10.2009   
    KOMŞU..!
09.10.2009   
    ÜÇ AYLAR (Şühûr-u Selâse)
11.07.2009   
    KUR’AN VE SÜNNET BÜTÜNLÜĞÜ
11.04.2009   
    SEN DE YAŞLANIRSIN!
20.03.2009   
    ÇANAKKALE RUHUNU YAŞATMAK
14.03.2009   
    MEVLİD KANDİLİ
06.03.2009   
    İBADETLERE DİKKAT
27.02.2009   
    UMRE İKLİMİ
20.02.2009   
    Allah İçin Sevmek
   
    İSRAF ve CİMRİLİK
   
    KURBAN
07.12.2008   
    Alış Verişte Dikkat !
20.10.2008   
    KADİR GECESİ ve KURAN
26.09.2008   
    ŞÜKRETMEK
19.09.2008   
    İSLAM KARDEŞLİĞİ
13.09.2008   
    İLME METHİYE
27.08.2008   
    HİÇ BÖYLE BİR DOSTUNUZ OLDU MU!!!
11.08.2008   
 
   
 
 
 
Herkese Merhaba
 Herkese Merhaba, ...
   
 
Abdurrahman YAĞCI ile
Cumadan Cumaya
  EĞİTİM (TERBİYE-GÜZEL AHLAK)
...
 
ABDURRAHMAN YAĞCI
CEMİL CAN
ESRA ÇİL
ZEKERİYA ERSOY
BİLAL KARSLI
SİNAN AÇAR
OSMAN ACAR
Hayrullah KARSLI
 
 

16.05.2013

Regaib ... 

Devamı   



03.12.2007

İnternet Sitemiz Yayında 

Devamı   
 
 
     
Online Ziyaretci Sayısı : 1
Bugünün Ziyaretçi Sayısı : 0
Toplam Ziyaretçi Sayısı : 11580
0 , 0
 
.
 
Bu site Arsin Yolaç Köyüne adanmıştır. Tüm hakları Ali Çil'e aittir © 2007 - 2018