YOLAÇ KÖYÜ HAKKINDA
SİZDEN GELENLER








     
  Tarihi Turistik Yerleri  
     
 
     
ABDURRAHMAN YAĞCI İLE CUMADAN CUMAYA


UMRE İKLİMİ

20.02.2009

            Umre: ihrama girerek, Kabe’yi tavaf edip Safa-Merve arasında sa’y yaptıktan sonra tıraş olup ihramdan çıkarak yapılan bir ibadettir.

            Durumu müsait olan kişinin ömründe bir defa umre yapması alimlerin bir kısmına göre müekked sünnet iken, bazı alimlere göre ilk umre farz olarak kabul edilmiştir. Ancak birden fazla yapılması bütün mezheblere göre sünnettir. Alimler, umre için “Küçük Hac” dır diyerek önemini dile getirmişlerdir. Ancak hükmü ne olursa olsun Umre yapmanın sevap ve fazileti çok büyüktür. Hz. Peygamber (s.a.v) bir Hadis-i şerifinde “Umre daha sonraki Umreye kadar, ikisi arasında işlenen günahlar için kefarettir. Allah katında makbul bir Haccın karşılığı ise şüphesiz ancak cennet’tir.”(1)    buyurmaktadır.
            Umre için belirlenmiş herhangi bir zaman şartı olmadığı gibi Hacda olan Arafat ve Müzdelife vakfesi ile Mina’da şeytan taşlama da yoktur. Arefe ve Kurban bayramı günleri toplam beş gün hariç her zaman umre yapılabilir. Ramazan ayında yapılan umre diğerlerinden çok daha faziletlidir. Nitekim bu husus ta Hz.Peygamber (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Ramazan ayında yapılan umre (fazladan yapılan) bir hacca denktir”(2)
Umre ziyareti vesilesi ile Mekke ve Medine’de ki kutsal mekanların ziyaret edilmesi söz konusu olur. Bu ise mümin için büyük bahtiyarlık ve ilahi bir lütuf demektir. Müminler, bu vesile ile adeta Hz.Peygamber ile görüşüp ona misafir olurlar. Resulü Ekrem Efendimizin şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: “Kim beni vefatımdan sonra ziyaret ederse, O beni hayatımda ziyaret etmiş gibidir”(3) 
Sevap niyeti ve samimi olarak Hac ve Umreye gidenler, “Cenabı Allah’ın özel misafirleri olup, Hz.Peygamberin şefaatine mazhar olacakları” gibi (4), ifa ettikleri ibadetler katlanarak büyük sevaba nail olurlar. Bir Hadisi Şerifte Hz Peygamber şöyle buyurmuştur: “Benim şu mescidimde kılınan bir namaz, Mescidi Haram hariç başka mescitlerde kılınan bin namazdan daha hayırlıdır.”(5)
 
            Yeryüzünün en kutsal şehri Mekke, Peygamber Efendimizin doğum yeri ve memleketidir. Medine ise ilahi vahyin nazil olduğu mübarek Hicret yurdudur. Mekke’de Allah’ın manevi evi beytullah, Kabe-i Muazzama vardır. Medine’de ise; Cennet bahçesi olan Resuli Kibriya’nın kabri Ravza-i Mutahharası vardır. Mekke muhtelif yönlerin birleştiği kutsal mekandır. Medine-i Münevvere ise Hz.Peygamber ile binlerce Ashab-ı Kiramın defnedilmiş oldukları şehirdir. Mekke ve Medine iki Harem belde olarak yeryüzünün ulvi makamlara açılan pencereleridir.
 
            Hac için yüz binlerce kişinin sıra beklediği ve ikinci defa hacca gitmenin zorlaştığı göz önüne alınarak durumu müsait olanların Umreye yönelmeleri daha uygun olacaktır. Nitekim ecdadımız Peygamber sevgisine ve sevaba nail olma uğruna Allah’a misafir olmayı ve Resulüllah’ı ziyaret etmeyi izzet ve ikbal kabul etmişlerdir. Hatta Medine yol güzergâhını demir yollarla örerek Medine’yi İstanbul’a bağlamışlardır. Meşhur şair Fuzuli milletimizin Peygamber sevgisine şu beyti ile ne güzel tercüman olmuştur:
 
 “Canımı canan eğer isterse minnet canıma,
 Can nedir kim anı kurban etmeyem cananıma”
 
Diyanet İşleri Başkanlığınca ilki Mart ayında olmak üzere çeşitli şartlarda umre ziyaretleri düzenlenmektedir. Umre ziyaretinde bulunmak isteyenle İl ve İlçe müftülüklerinden bilgi alabilirler…
Cenab-ı Allah tüm mü’minlere Kabe’nin tavafını ve Resulüllahın ziyaretini nasip eylesin.
 
 
KAYNAKLAR                                                                                :                                                                      
(1) (a) Tirmizi hac bahsi, cilt 3, shf . 272 Mektebetül İslamiye-Mısır
     (b) R. Salihin cilt 2, shf. 522 Diyanet yayınları
(2) Tirmizi hac bahsi cilt 3,shf 276
(3) Tacül-Usül cilt 2,shf. 190- Beyrut-1961
(4) Beyhaki Essünelül –Kübra cilt 5,shf 402
(5) Mirkat-ül Mefati cilt1, shf 444 Mektebetül İslamiyye –Mısır
 

 


Bu yazı bugüne kadar 1768 kere okunmuştur.

 
     
   Abdurrahman Yağcı'nın Tüm Yazıları
    EĞİTİM (TERBİYE-GÜZEL AHLAK)
03.04.2010   
    SAĞLIKTIR HER İŞİN BAŞI
09.01.2010   
    MUHARREM ve AŞURE
25.12.2009   
    KURBAN YAKLAŞIYOR
13.11.2009   
    KARZ-I HASEN
16.10.2009   
    KOMŞU..!
09.10.2009   
    ÜÇ AYLAR (Şühûr-u Selâse)
11.07.2009   
    KUR’AN VE SÜNNET BÜTÜNLÜĞÜ
11.04.2009   
    SEN DE YAŞLANIRSIN!
20.03.2009   
    ÇANAKKALE RUHUNU YAŞATMAK
14.03.2009   
    MEVLİD KANDİLİ
06.03.2009   
    İBADETLERE DİKKAT
27.02.2009   
    UMRE İKLİMİ
20.02.2009   
    Allah İçin Sevmek
   
    İSRAF ve CİMRİLİK
   
    KURBAN
07.12.2008   
    Alış Verişte Dikkat !
20.10.2008   
    KADİR GECESİ ve KURAN
26.09.2008   
    ŞÜKRETMEK
19.09.2008   
    İSLAM KARDEŞLİĞİ
13.09.2008   
    İLME METHİYE
27.08.2008   
    HİÇ BÖYLE BİR DOSTUNUZ OLDU MU!!!
11.08.2008   
 
   
 
 
 
Herkese Merhaba
 Herkese Merhaba, ...
   
 
Abdurrahman YAĞCI ile
Cumadan Cumaya
  EĞİTİM (TERBİYE-GÜZEL AHLAK)
...
 
ABDURRAHMAN YAĞCI
CEMİL CAN
ESRA ÇİL
ZEKERİYA ERSOY
BİLAL KARSLI
SİNAN AÇAR
OSMAN ACAR
Hayrullah KARSLI
 
 

16.05.2013

Regaib ... 

Devamı   



03.12.2007

İnternet Sitemiz Yayında 

Devamı   
 
 
     
Online Ziyaretci Sayısı : 2
Bugünün Ziyaretçi Sayısı : 0
Toplam Ziyaretçi Sayısı : 11580
0 , 0
 
.
 
Bu site Arsin Yolaç Köyüne adanmıştır. Tüm hakları Ali Çil'e aittir © 2007 - 2018